22.02.2013
Zonguldak/Gelik/Ayiçi
Yazan: Dide Banoğlu
Yazan: Dide Banoğlu
Ertesi
sabah saat 8’de uyandık. Uyandığımızda ilginç bir ses çalındı kulağımıza ‘’çipetpetpet..şakşakşak….,baklava
oluyor’’ gibi tabirleriyle Emrah A. mükemmel kuş lisanıyla bize neşe katarken
Ebru da duruma eşlik edince epey bir eğlendik. Sucuklu yumurta, tahin pekmez
ardından İlk ekip Anıl, Murat ,Ben saat 10.30’da kamp alanından ayrıldık.
Sezgin abi bizi arabayla alıp mağaraların yakınında bir alana, harabelerin
olduğu yere bıraktı. Yanımızda yolu öğrenmeleri için HHT ve Ekin de vardı.
İsmal Abi’nin önderliğinde daha önceden koordinatları alınmış olan ve dikey
olduğunu bildiğimiz mağaralara doğru yola çıktık. Soğuksu 1 ve Soğuksu 2
birbirine epey yakın yerlerdeydi. Öncelikle Soğuksu 1’e girdik bu sırada da HHT
ve Ekin kamp alanına döndüler. Soğuksu 1 yatay bir mağaraydı ve bitirmesi
yaklaşık bir saat sürdü. Koloni olmayan tek tük yarasa vardı ve pek hoş görünmeyen
mağara örümceği. Mağaranın zemininde hafif bir su akıyor ve mağaranın bittiği
yerde zeminden akan bu su yaklaşık 4parmak mesafeden devam ediyordu. Buradan
çıkıp Soğuksu 2’ye girdik. İçeri girdiğimiz gibi tavanda pek çok yarasayla
karşılaştık. Sayıları mağara dibine doğru 40ı buluyordu. Ve yine aynı şekilde
mağara örümceği burada da vardı. Mağara epey bir çamurdu. Zeminde yer yer su
birikintileri vardı. Yine yatay bir mağara olduğu için yaklaşık 1 saatimizi
aldı. Dibinde küçük bir gölle karşılaştık. Suya girip ilerleme niyetindeydik ki
su birden inanılmaz derinleştiği için sudan değil de kayadan gitmeyi denedi
Anıl ancak mağara devam etmeyince geri döndük. Ardından mağaradan çıkıp
yolumuzun üzerinde olan ve yine önceden koordinatı alınmış Ağulu mağarasına
doğru ilerledik. Bu sırada kampla iletişim kurup kampın yanındaki mağarayı
haritalayan 2.ekibin de yola çıkmış olduğu haberini aldık (Emrah D., Emrah
A,Ebru).Bizim girmiş olduğumuz mağaraları haritalamaya geleceğini bildiğimiz
ekip bu sırada muhtarın planı yanlış anlaması üzerine Ağulu’ ya gitmiş oradan
da daha derin olduğu düşünülen bir mağaranın yakınında bizi beklediğini
öğrendik. Onlarla iletişim kurarak yanlarına gittik. Muhtarın bizi götürmüş
olduğu mağaraya iki yandan su akıyordu ve baca şeklinde yaklaşık 26metre kadar
bir inişi vardı. Anıl hattı kurdu ve aşağı inerken Emrah D. orada kaldı ,Onlar
mağarayı haritalarken biz de başka bir ihbarı değerlendirmeye yola çıktık. Bu
sefer yine harabelerin oraya geldik ancak farklı bir yerden Tekneliyüzü
mağarasına gittik. Murat hattı kurdu ve aşağıya indi, ardından hepimiz inip
çıktık. O da yaklaşık 10-12 metre çıkan baca şeklinde sona eriyordu. Mağaranın
koordinatlarını da alıp Anıl’ın da yanımıza gelmesiyle saat 18.00 gibi kampa
dönüşe geçtik. Çok acıkıp da yol da ne yemek olduğunu hayal eden ekip kamptan
gelen yemek menüsüyle kendinden geçti J Leziz
yemek ziyafetinin ardından alkolsüz nasıl akşam geçireceğini şaşıran kamp
ahalisi kendini yemeğe vurdu. Ardından olan oldu ve közde biber, patates ve en
sonunda da Emrah D.’in ve Ebru’nun getirdiği armağanlarla mideler iyice doldu.
Yorgunluğun ardından sıcacık yanıp içimizi ısıtan ateşle iyice mayışarak bir
sonraki gün için gözlerimizi yumduk.
Sabah
kalktığımızda şöyle bir ses duydum Murat’tan ‘’közde 2 soğan bi patates
bırakmıştım.’’ .İşte faaliyetin özeti JBu
söylemin ardından leziz patates ve sucuk kızartmasıyla kızarmış ekmeğimizi
yapıp güne iyi başladık. Ardından kamp alanındaki mağaraya inmeyen kişiler ve
istekliler son kez mağaraya girdi ve hattı toplayarak çıktılar. Kampı da
toplayıp yaklaşık 14.30 gibi Zonguldak Orman ve Su işleri’nin falezin
üzerindeki harika yerine gittik. Oradan da arabayla dönecekler arabayla saat
15.30 gibi yola çıkıp,18.30 da Ankara’ya vardırlar. Otobüs ekibi de 16.30daki
seferleriyle Ankara’ya döndüler. Çok keyifli bu ekibe çok teşekkür eder pek çok
mağara dilerim .
Dide
BANOĞLU