Bir İlk Dikeyim Anı Yazısı
efendim herkese selamlar sevgiler saygılar, zat-ı halleriniz
nicedir inşallah. Ben aşkın.
Bu yazı üşenmeyip yazılmaya büyük bir adım atılmasıyla
ortaya çıkmıştır.
Büyük emekler vererek ve verilerek Srt eğitimimi alıp
değerlendirmemi verdikten hemen sonra 8-10 Mart 2024'teki ilk dikeyim olan hamamboğazı mağrası
faaliyeti hakkında konuşacağım.
Her faaliyete böbrek vererek gitmeye çalıştığımız bugünlerde
sadece 300 tlye gittiğimiz taptatlı bi faaliyetti bu. 2 saatlik yola 900 tl
istenmediği için nasıl sevindim anlatamam. fsler sağ olsun ego otobüsü kiralama
fikriyle geldiler ve süper de oldu. bu devirde 300 tlye faaliyet mi
kaldı!1!1!1! Buradan murat, aybüke ve berkay üçlüsüne teşekkürler.
faaliyet benim için rezalet başladı. dersten çıkıp otobüse
koşarken b12 eksikliğimle bir kez daha yüzleştim. her şeyimi almayı unutmuşum;
kafa lambası, çadır, eldiven, uyku tulumu... Yemek yemeyi de unutmuşum.Kendini
de unutsaydın be aşkın mı dediniz? Kendimi de unuttum bi saat gecikerek :)
Eksik kalır mıyım? Egoya geç kalıp otobüs kaçırmak alışkanlık olmuş. Gelir
gelmez herkes tarafından sövüldüm, evet tarafından. Hümak değişiyor mu ne
oluyor? Nerede o 2 saat geciktiğimiz çooook eski (!) günler?
Araç kalkmadan hemen önce şüheda çekti kenara beni. SRT
vermemin şerefine üstünde kartal olan bi broş hediyesi almış. Dedim ne alaka?
"Srt'de sürekli göklerde kartal gibiydim söylediğin
için"
Göklerde kartal gibiyim!!!
[ Bunun dışında değerlendirmeyi verdikten sonra tuvalette
tebrik edip çikolata hediye eden ebruya ve otomattan su hediye eden tuğberke de
teşekkür ediyorum :) ]
Sonrasında biricik kamp dostum sarp'ın sırf kamp kokacak
diye gelmeyeceği gerçeğini öğrendiğim o an geldi. Çantasını hazırlamış,
giyinmiş gelmiş ve sırf çayın yanına kamp atacağız diye gelmedi. Bu gaylik şaka
mı? ( Alici'nin deyişiyle: Homoseksüel gaylerden bahsetmiyorum.)
Sarp otobüsle evine yakın yerde ininceye dek inanmadım
gideceğine, sonra üzülerek veda ettim. Neyse ki çadırı unuttuğum için sarp'ın
çadırına çökebilmiş oldum.
Molasız, çorba içmeden gidilen faaliyet mi olur dediniz
yaptık. 2 saat sürdü yol. Kamp alanına
varınca çadırlar kuruldu. (KURULAMADI)
Toprak maksimum üç santim ilerliyor sonrası taş zemin.
Yaklaşık yirmi dakika çağla ve canla kazık çakmaya çalıştık. Her iki dakikada
bir çadıra bakıp bi sorun var ama ne? diye sorgulayınca acaba temel kampçılığı
tekrar mı alsak diye düşünmedim değil :) Konuya mete dahil oldu, yardımcı ipini
bana feda etti ve çadırı birazcık da olsa düzelttik. İpi de geri vermeyi
unuttum fırsattan istifade mete özür dilerim... İp nerde bilmiyorum...
Benim çadır bitince çağlayla vişnenin çadırı aradık. Çadırı
bulamayınca serdara soralım diye çadırına gittik. Kuzuyu serdarı ve aliyi üst
üste basacağımızı nereden bilebilirdik ki? Serdar dur artık be adam.
Neyse çadır bulundu, kurulmaya çalışıldı. Teknolojinin
ilerlememesi gerektiğine karar verdim bunu yaparken. Şova ne gerek var, düz
üçgen çadır al geç işte. Neden kendine bahçeli gotik otağ alıyorsun arkadaşım
ya? Polü bi yerden sokuyoruz diğer yerden çıkıyor. En son çadırı ters çevirip
yatmalarına karar verip öylece bırakmıştık ki döşeme ekibi döndü. Vişne gelip
gotik otağsını düzeltti.
Ateş başında üçüncü ekibim rahatlığıyla dururken ikinci ekip
olduğumu ve dört saat sonra mağaraya gireceğimi öğrenince çadıra koştum ve
uyudum derin derin. Mete'nin çadıra aşkın aşkın aşkın diye seslenişleri ile
gece 4'te güne başladım.
Bro please come caving with me bro. We will wake up at 04.00
in the morning to enter the muddy cave for 4 hours.
Berkay'ın kafa lambası, birinin buffı, Burhan'ın eldivenleri, Enes'in yedek pilleriyle emanet bir şekilde çektim tulumları ve çıktım çadırdan. Sopsoğuk gecede tulumla
WC gidince bir ders aldım ki, tulumu giymeden önce gitmek lazımmış. Bu dersi
neden bu kadar geç aldım bilmiyorum. Ateşe koştum günaydınlarımla. Her kampta
olan Ahmet'in "Aşkın bu kadar neşeli uyanma artık." günaydınıyla
karşılığımı da alıverdim. Ahmetcimle sevgi dilimiz bu.
4'te uyanıp 7'de mağaraya nasıl girdiniz diye çok
soruldu. Enes'in prensesliği ve Mete'nin
alt kuşamı sağ olsun. Ahmet en son yumurtayı Enes'in ağzına kendi sokacaktı. 6
ya kadar ateş başında oyalanıp sonunda mağara yoluna çıktık. Srt vermenin ve
ilk dikeyin sevinciyle yolun eğimini de zorluğunu da takmamışım. Gözümü yola
çıkmadan önce kapadım ve mağrada açtım gibiydi. Ama o yola sövmeden de geçemem
şimdi.
Enesle yeni şarkımız "Kaya kaya kaya kaya"
Yaşamayan yoktur.
Mağraya vardığımızda ekip de yeni çıkmıştı. İlk dikeyi olan
erencimi kutlayıp ekibi de yollayıp heyecanım ve kendi ekibimle baş başa
kaldım.
O Oyalanmalar yeter mi? Kuşandık ve biraz da fotoğraf çekilme oyalanması yaptık.
Mete'nin avuç dolusu balık krakerleri ceylinle benim
ağzımıza sokması sebebiyle sabahın köründe Enes'in yeni aldığı ilk yardım
belgesi işe yarayacaktı ve Heimlich
manevrasını uygulamalı kullanacaktı az kalsın.
BALIK KRAKER TARAFINDAN BOĞULURKEN
Vee sonunda o an geldi. Enes ( biricik öncüm ) ipe girdi ve her
şey başladı. Enes'in bi arkasında ilerledim ben de. Desandöre oturduğum o ilk
anı asla unutmayacağım. " Allahım çok mutlu bi hayatım var " diye
yükseldim bi anda. Hayır yani hem çok mutlu bi hayatım yok, hem de Allah yok.
Neydi o anlamadım ben de.
İçimden dedim ki neden geçen sene vermedim ben bu srtyi. (Dönemdaş eğitmenlerime teşekkürler tekrardan. Her birinin ellerinden ve gözlerinden öpüyorum. ) Mağara süresince salon ve mağranın sıfır benzerliğe sahip olduğuna karar verdim.
Desandörün
mağradaki iple arasında bi' şeyler var demedi demeyin, salmıyor ipi. Bırak da
inelim aşağı daa. Sonunda ip booooş diye bağıracağım günleri de gördüğüme göre
ölsem de gam yemem.
Ha bir de, yataydaki taşla dikeydeki taş da farklıymış. Aynı
ekipte olunca Ceylin'in taş travmasını ilerideki meslek hayatımda dinleyeceğim
travmalardan çok dinledikten sonra pratikte de anlamını gördüm. İlk dikey
tavsiyesi: Dikeyde taş düşürmeyin, ha bir de ufo izleyen köylü edasıyla
başınızı doksan derece kaldırıp yukarıdaki mağracıyı da izlemeyin. Gözünüzün
içine dolan toz ve taş parçalarıyla gerçek mutlak karanlığı o zaman görürsünüz. Nerden bildiğimi sormayın.
Bir de salonda aman çizilmesin aman düşmesin diye
uğraştığımız ekipmanların mağradaki hallerini görünce canımdan can gitti. O
uğraşların "En azından salonda minimum zararı alsın" uğraşları
olduğunu anladım. İlerledik ilerledik ve saptırmaya vardık.
Enes: Aşkın şimdi karabinayı aç ipini ona geçir sonra
saptırmayı çıkar.
(Saptırmanın duvara bağlı olduğu karabinayı açıp saptırmayı
tamamen söker ve duvara yapışır. Enes mağrayı terk edip gitmek ister.)
Neyse konuyu saptırmayalım; Mağrayı diplediğimizde Alici'nin
taşlarla inşa ettiği şaheseri ile de karşılaşmış olduk. Özellikle Murat'ın
katkısıyla daha da estetik haldeydi. En dipte her yerde erkek cinsel organı
görmeyi ummazdım ama teşekkürler mağaracılık dünyası. Ayrıca da dikey
mağaranındibinde “MAL SENA” yazısı görmeyi de beklemiyorduk. Teşekkürler
bilinçsiz köylü dünyası. (Umarım yazan mağaracı değildir.)
Ceylin ve Mete'yi beklerken Enesle raveleme isteğimiz
kuvvetlendi bi anda. Gelen telefonda indirilmiş rave de yoktu. Bir gün sabah 8
de bir mağaranın dibinde kpop şarkıları ile raveleyeceksin deseler inanmazdım.
Sonrasında sürrealist fotoğraflar çekmeye başladık. Plaj pozları, Ali'nin
şaheseri... Mete ve ceylin geldiğinde molaya başladık. Evde salondaki ikinci
ışık vardır ya, açınca tüm dünyayı, zihinlerdeki karanlığı bile aydınlatır. Heh
işte o ışığı mete alıp gelmiş mağraya herhalde. Salon aydınlatması ile tatlı bi
mola vermiş olduk.
ENES THE WIZARD
+ Evet arkadaşlar Aşkın Karakulakla beraber -660 metredeyiz.
Merhaba, nasıl bi his aşkın?
-Merhaba enes, süper bi his. İlk dikeyim.
+ Ya -660 metre dedim neden ilk dikeyim diyon
-Ben ilk dikeyi -660 metrelik birisiyim belki
Mükemmel sohbetler, enes the wizard ve bol bol atıştırmalık,
ceylin'in birbirinden alakasız playlisti ve mete'nin salon aydınlatması ile bi
güzel molamızı verdik. Faaliyet sorumlularımız sağ olsun, 9 kişilik ekibe
koyduğumuz abur cuburların aynısını 4 kişilik ekibe koyunca bizim mola asla
bitmedi. Uzun süre sonunda (oyalanmak deyince de 2.ekip, biliyosun) çıkışa
geçtik.
CANIM EKİBİM
Mağrada jumarlamakla salonda jumarlamak birbirine zıt, konu
tartışmaya kapalı.
Ekipmanların ipe olan aşkından kaynaklı göğüste de ip
akmadığından napcam ben şimdi oluyosun o ilk jumarda. Sonra ortalara doğru
dağcı tırmanışına geçtiğini fark ediyosun. Bi ara jumarlarken basacak yer
bulamayınca olmuyo gelemiyorum napıcam şimdi diye kafayı yerken ayak bağımın
varlığını hatırladım. Kendi kendime olan tek bi cümle söylicem sadece:
-Ha doğru ya tek ip tekniğiydi bu
Sona doğru mağrada nasıl jumarlanır çözüyosun ve kapanış.
Sonrasında böyle böyle çıktık mağradan. Güzel tatlı komik
ekibim ve ben...
Enes telsize koştu ben arkasından çıktım. O ilk çıkışın
heyecanıyla jumarlar açık kalmış kekxeoxkeo Hemen telsize şikayet ediyor, şaka
mısın çocuk. Biraz anlayış be. Sonrasında ceylinle meteyi beklerken Kuzu'nun
cipsini yiyip benim telefondan rave açıp hedefimize ulaştık.
BİR TİTANİK COSPLAYİ
Kamp alanına indik ve
mis gibi kahvaltımızı da yaptık ( Sanki mağrada yeterince tıkınmamış gibi)
Bilmeyenler için kumanyamızın yeni inovasyonu: şnitzel
ŞNİTZEL USTASIYKEN
Kampta herkes 15 tane şnitzel yedi en az.
Şnitzelleri pişirdik doyduk ve oturduk ateş başına saat
13.00 falan.
Vee kampa hasret serhan tuğberk nurdan ve osman beyler
teşrif ettiler. Tuğberk ve nurdan'ın süper düper faaliyete cumadan gelmeme
bahaneleri sonrası tuğberke de iyi şanslar diledim ilk dikeyi için.
Osman gelir gelmez mete ve tarcanla iddalaştı. Kaleye kadar
bir saatte çıkamazsın, çıkarım, çıkamazsın, çıkarım. Böylece osman kot
pantolonuyla %89 luk eğimli yola, kaleye doğru koşmaya başladı. Başardı da, 15
dakikada kaledeydi.
Döndü ve duyduğu cümle
"Bir saatte çıkamadın. 15 dakikada çıktın."
Osman, dünya iyi kalpliler için bir cehennem. Terapi
düşünürsen saati 1500 tl. Beklerim.
Kuzu ve Burhan’ın fıtıkları sebebiyle(!) günümüz
siyasetçileri misaliyle koltuktan kalkmamaları; Burhanla ateş başında olan
şnitzelin iğrençliği, erkek tavuklar (?), seksolog mesleğinin iş tanımı ve
dahası üzerine derin sohbetlerimiz sonrası uykusuzluktan bayılacak gibi olduğumu
fark edince uyumaya gittim.
8 Mart kadınlar gününe özel toplama ekibimiz tamamen
kadındı.
Tuğberk mi diyim yoksa gerçek ismini sen mi söylemek
istersin Tuğba?
Veee başarılı bi şekilde toplayıp geldiler.
"Kadınlar yine erkeklerin arkasını topluyor"
-Burhan Taştan
Ardından süper bi uyku sonrası ateş başına geçtim. Baktım
toplama ekibi dönmüş yine şnitzel yiyor. Giderken de şnitzel yemişti...
Ali eren... N'aptın kulübe? Neden yazdın o gün şnitzeli o
listeye?...
Ardından ateşbaşında Kuzu'nun kovalent bağ neydi sorusuyla
başlayan kümülatif atom şakalarıyla bi süre eğleniyoruz.
Kovalent bağ emekti...
Tarcanla "dizimizdeki çıkıntılar" ortak noktamız hakkında konuşup yalnız olmadığımız için seviniyoruz.
Osgood schlatter.
Keltoş çağlacımla enes'in keloğlan şarkısı ile dalga
geçiyoruz bol bol.
Nını nını nı nı nıııı nı nı nı.
5 litrelik şalgam ısıtılıyor baharatlar portakallar
ekleniyor herkese döndürülüyor. Nasıl olduysa da bitmedi şalgam o gece.
Ali eren'in şov yapışıyla kuru otlar atılmaya başlanıyor ateşe.
"Kuru otlar
üstüne..."
Ali Eren'in sanki
ateş bir dakika sonra eski haline dönmeyecekmiş gibi
" Aşkım üşümüş , tabii büyütürüm ateşi. " yapışını
izledik hep beraber.
Keşke Ali eren bi gün çok şovcu biri olsa, her gün çok şovcu
biri olması çok zor.
Nevruz atlamaları başladı sonra. Çağla'nın mağarada sorun yaşamayıp nevruz atlaması yaparken bileğini burkması ve basamaması üzerine bir ara konuşmalıyız. Vişne'nin bi bira sonrası bana sarhoş muamelesi yapmasıyla aramızda hiç bitmeyecek bir mizah başlamış oldu. VİŞNE YEMİN EDERİM Kİ SADECE SAKARLIĞIMDAN DÜŞÜRDÜM SARHOŞ DEĞİLİM. Sonra vişneyle yine "sarhoş" felsefemizi yaptık; Kant neden haksız? Eleştirel şüphecilik mi metodik şüphecilik mi? Sokrates ve platon'un hatası neydi? Rasyonalistler neden kendilerini geliştirmeli? John locke ve diğer empiristler neyi atladı? Pozitivistler neden gecikti? Ha bir de Gülayla aramızdaki yeni " Sevgi lazım mı? " dili ile de arkadaşlığımızı üst seviyeye atlattık.
Böylece bir ateş başı daha sonlandı. Bi güzel uyuduk,
uyandık. Sabah erkekler neden daha az yaşar sorusunun cevabını alabileyim diye
bi sürüsünün karpitle şişe patlatma uğraşlarını izledim... Kahvaltı yumurtasını
kim yaptı bilmiyorum ama yediğim en güzel hümak kampı yumurtasıydı. Ellerinize
sağlık.
Sonrasında kamp bir güzel toplandı. Aybük'ün azarları
sonrası yine çağlamla çadırı topladık.
TELEFONUMU KAYBETTİM. Klasik.
Yaklaşık yirmi dakika aradıktan sonra tulum çantasında
buldum. Tulumu bastıktan sonra içine atmışım. Evet malım tuğba...
Faaliyet sorumlularının kadın toplama ekibine sürprizi pembe
ojeyi hümak erkeklerine ve kendimize de sürdükten sonra traktör geldi, bi güzel
yükledik. Enesle mükemmel sohbetler ederek römork üstünde egoya kadar olan
seyahatimizi tamamladık. Traktörcü abi'nin oğlu Serhanla konuştum biraz.
9.sınıfa gidiyormuş, takdir almış, kaz ticareti yapıyormuş, bazen hayvan
güdüyormuş, veteriner olacakmış, iki sene takılıp 11.sınıfta puding hafıza
alacakmış, birinci dönem biyolojide okul birincisi olmuş. Hümak'a davet ettim.
Üç beş seneye burada, bekleyin.
Ardından egoya eşyalarımızı yükledik ve okula doğru yol
aldık. 5 te okula varınca faaliyet hiç kesmedi. Böylece ilk dikey mağara
faaliyetimi tamamlamış oldum.
Mağarasıyla da kampıyla da gönlümü mest etti. Daha uzun,
daha zorlayıcı mağaraları tüm kalbimle bekliyor olacağım.
SRT gelin :)
Aşkın
A.S. KARAKULAK
3 yorum:
❤️🥰
Dr. Isikolo ile çalışma deneyimim sayesinde, sizin için görünürde olmasalar veya şahsen görmesenizler bile, sahip olduğunuz her türlü sorunu çözmek için ellerinden geleni yapabilecek çok iyi ve dürüst insanların olduğu sonucuna vardım. Bir kadını doğru yönlendirmenin ne anlama geldiğini tam olarak kavrayamadığım ve erkeklerin asla anlayamayacağı bir şekilde kablolanmış olduklarını kabul edemediğim için evliliğimi kaybettim. Eşimin başkasına kaptıramayacağım iyi bir kadın olduğunu bilerek Dr. Isikolo'dan yardım almak zorunda kaldım. Benim için zor bir durumdu ve bana sorunları çözmemde yardımcı olurken çok fazla şey ortaya çıktı ve sonucun etkisini sadece 48 saat sonra aldım çünkü bana güvence verdi ve eşim artık evde. Dr. Isikolo, siz ve eşiniz arasındaki sevgiyi ve bağı yeniden kurmak ve onları hayatınıza geri döndürmek ve sonsuza dek birlikte mutlu olmak için seçebileceğiniz en iyi seçenektir. Kendisini WhatsApp üzerinden +234-8133261196 numarasından arayabilir/mesaj atabilir veya isikolosolutionhome@gmail.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.
Dr. Lukas, karımı geri almama yardım ettikten sonra benim için harika bir iş çıkardı. Dr. Lukas, kadınımı büyüsüyle geri getirerek yüzüme bir gülümseme koymak için güçlü büyüsünü kullandı, karım dizlerinin üzerinde bana geri döndüğünde ve onu affetmem ve geri kabul etmem için yalvardığında ilk başta rüya gördüğümü düşündüm ve o zamandan beri beni beklediğimden daha çok seviyor. Bu yüzden kendime Dr. Lukas'ı dünyaya duyuracağıma dair bir yemin ettim çünkü o harika bir adam. Tek yaptığım ona uymaktı ve bana yardım etti ve 48 saat içinde sonucu aldım ve bu beni bugün bile hala şaşırtıyor. İlişkinizde sorunlar mı yaşıyorsunuz? Partneriniz sizinle ayrıldı ve hala onu seviyor ve geri mi istiyorsunuz? Finansmanınızda sorun mu yaşıyorsunuz? veya herhangi bir yardıma mı ihtiyacınız var? o zaman bugün Dr. Lukas ile iletişime geçin çünkü size tıpkı bana yardım ettiği gibi size de yardım edeceğine dair %100 garanti veriyorum. Dr. Lukas'ın e-posta adresi: e-posta: okukutemple@gmail.com ve ayrıca WhatsApp iletişim numarası +44-7469341745
Yorum Gönder